Microsoft’un kurucusu Bill Gates kendine ait yazılarından oluşan blogunda 3D yazıcıların öğrencileri liseden sonraki hayata nasıl hazırladığını şu sözlerle anlatıyor…

Programlamaya aşık olduğumda 13 yaşındaydım. Okulum, bilgisayar terminaline sahip olan ülkedeki ilk liselerden biriydi. Makine devasa ve yavaştı ve bir ekranı bile yoktu – ama bağımlısı oldum. Arkadaşlarım ve ben, yeni programlar yazarak ve harıl harıl çalışarak BASIC‘de saatler geçirirdik.

Bilgisayar ile tanışmam hayatımın gidişatını değiştirdi. Geçenlerde New York’taki gençler için aynı şeyi yapmasını umduğum bir liseyi ziyaret ettim.

Academy for Software Engineering (AFSE – Yazılım Mühendisliği Akademisi)  Manhattan’da bulunan bir devlet lisesidir. 2012’de açılan bu lise, öğrencilerin üniversiteye hazırlanmasına yardımcı olmak için bilgisayar bilimi kavramlarını içine alan harika bir müfredata sahiptir. Tüm öğrenciler ilk iki yıl bilgisayar biliminin temellerini öğrenirler. Lise 3. sınıfa geçtiklerinde, uzmanlaşmak için ya programlamayı ya da tasarımı seçerler. AFSE’den mezun olan her öğrenci bir programcı veya yazılım mühendisi olmayacaktır, bu yüzden de uzmanlık alanlarında olmayan dersleri de (İngilizce ve sosyal bilimler gibi) tam olarak almalıdırlar.

Bazı uzmanlaşmış okulların aksine, okula kabul için herhangi bir kriter yoktur. New York’ta liseye başlayacak birinci sınıflar, bir piyango sistemi aracılığıyla devlet okullarına yerleştirilir. Herhangi bir öğrenci AFSE’ye katılmak için başvurabilir, notların ve devamsızlık kayıtlarının okula kabul sırasında bir etkisi yoktur. Sonuçta, şehrin dört bir yanından birbirinden inanılmaz derecede farklı bir öğrenci kitlesi okulda eğitim görür (her ne kadar daha fazla kız öğrencinin gelmesini isteseler de).

Üst sınıflara verilen tasarım derslerinden birine katılma fırsatım oldu. Öğretmen öğrencileri küçük gruplara ayırdı ve onlardan kulaklıkları için bir tutucu yapmalarını istedi. Modelleme yazılımı ve bir 3D yazıcı kullanarak, görev, dayanıklılık ve kullanıcı dostu bir proje tasarlamaları gerekiyordu.

Her takımın farklı bir yaklaşımı vardı; bazıları kulaklıklarını masanın kenarına bağlayan bir kelepçe üzerine çalıştı ve diğerleri ise masanın üzerine oturacak bir standı tercih ettiler. Her tasarımın ne kadar harika olduğunu düşünüp çok etkilendim.

Okulun eşsiz müfredatı, ortaokulda bu konuda mücadele etmiş bazı öğrenciler için özellikle yararlıdır. İngilizce öğrencileri ve engelli öğrenciler AFSE’de başarılı olmuş gibi görünmektedir, çünkü bilgisayar biliminde, dil becerilerinden ziyade sayılara ve hesaplamalara daha çok odaklanmanız gerekir. Bu öğrenciler, bilgisayar kavramları konusunda uzman olmayan sınıfların kullandığı yoldan bile yararlanırlar – örneğin, bir tarih öğretmeni, bir öğrenciden, 1812 Savaşı ile ilgili bir web sayfası hazırlamak yerine sözlü bir sunum hazırlamasını isteyebilir.

Okuldaki öğrenci sayısı 500’den azdır, bu nedenle sınıf mevcutları az ve her öğrenci ile daha fazla ilgilenilmektedir. Herkes kendine has bir alandan mezun olur. Öğretmenler, bir öğrencinin nasıl bir yoldan ilerlediğini takip etmek için paylaşılan bir veri portalına giriş yapabilirler. Bu öğrenci son sınıfa geçtiğinde, öğrencideki eksikleri tanımlamak ve tam bitirilmeyen alanları tamamlamak için okul bu portalı kullanır. Bu veri portalı sadece AFSE’de değil, aynı zamanda New York’taki Devlet Okulları için Yeni Vizyonlar (New Visions for Public Schools) adındaki bir okul ağında da kullanılmaktadır. Vakfımız yakın zamanda, başka ihtiyaçların yanında New Visions’ın bu veri portalını genişletme çabalarına parasal yadımda bulunacağını duyurdu.

Birinci sınıf öğrencilerinin liseye uyum sağlamalarına yardımcı olması ve öğrencilerin mezuniyet sonrası planlarını düşünmeye başlamaları için ayrıca bir danışman görevlendirilir. Bu danışmanlar aile ile gizli bir irtibat kurar ve her öğrencinin okuldaki bir yetişkin tarafından iyi bilinmesini sağlar. Bu, hiç kimsenin arada kaybolup gitmesine izin vermeyen etkileyici bir sistemdir. Bu bahsedilen kişisel ilgi ve dikkat, zaten insanların küçük liseler hakkında konuşurken akıllarında olan bir düşüncedir.

Herkes bilgisayar bilimlerinin temellerini öğrenmenin faydalarını görebilir. Size sormayı öğrettiği sorular – Bir görevi nasıl yerine getirirsiniz? Bunun için bir plan yaptınız mı? Hangi verilere ihtiyacınız var? – Ne yaşadığınız önemli değil hepsi faydalıdır. Bilgisayar bilimi dünya hakkında düşünme biçimimi şekillendirmeme yardımcı oldu. Umarım Yazılım Mühendisliği Akademisinde tanıştığım öğrencilere de aynı etkiyi yapar.

Kaynak:  gatesnotes.com

BilgeAdam ile iletişimde kalın.

Eğitimlerimiz ve diğer hizmetlerimiz hakkında detaylı bilgi almak için bize ulaşın.